Homo Sapiens Hayvanlardan Tanrılara

Merhaba arkadaşlar sizlerle bu sefer Yuval Noah Harari’nin Homo Sapiens Hayvanlardan Tanrılara adlı kitabının kısa özetini ve okuduktan sonra ki düşüncelerimi paylaşacağım.

Öncelikle önermiş olduğum ve önereceğim diğer kitaplar gibi bu da gerçekten okunması gereken önemli kitaplardan biri. İnsanın kendi geçmişiyle ilgili bilgilere bu denli yakından bakması, kendi türünün daha önce nasıl yaşadığını aslında 70 bin yıl öncesinden günümüze kadar olan kısımda aralarında çok da farkın bulunmadığını anlatan bu kitabı okumaya başladığınız da kesinlikle anlatımına, akıcılığına kapılacak bir yandan da daha da meraklanıp kendinizi sorular sorarken bulacak ardından da kitabı bitireceksiniz.

İnsanlığın tarihinin ilk dönemlerinden günümüze kadar olan zamanda gerçekleşmiş tüm olaylar, doğa ve uzaya karşı olan meraklar insanları araştırmaya yöneltmiştir. Bizler yani Homo Sapiens’ler olarak başta olmak üzere ilk çağdan günümüze evrilen türümüz her zaman ihtiyaçları doğrultusunda hareket ederek başlarda ihtiyacı kadarını kullandı doğadan. Ama elbette ki gelişen topluluklarında daha fazlasını elde etmek için uğraştı ve aldı da ama zarar vererek. Bana göre bu insanın bencilliğinin doruklarına kadar yaşanmasıdır. Evet benciliz bu öyle bir hal aldı ki dünyayı sadece bize ait sanıyoruz, sonunun geleceği ihtimalini bile düşünmeden yaşıyoruz.

Aslında düşünen varlıklarız değil mi ?

Az önce bahsettiğim bizler şu anda öyle bir noktadayız ki teknoloji bilim sanat vb. her konuda son raddedeyiz resmen tabi gelişmeye ve geliştirmeye her zaman açığız nedeni sürekli düşünüyor olmamız farklı konularda ortak konularda her alanda bizleri diğer hayvanlardan ayıran bir özellik en nihayetin de ama dediğim gibi madem düşünüyoruz. O halde bu dünya bizim değil mi? En başta düşünmemiz gereken dünya üzerinde yaptıklarımızın sonrasında bizi nasıl etkileyeceğini düşünmek değil midir sizce ?. Gelecek için elbette şu anda çalışmalar araştırmalar devam etmekte. Fakat bahsettiklerim, kontrolsüz nüfus artışı, bizlerin sebep olduğu doğada ki değişimler ve olaylar, ekosistemi kirletmemiz, maalesef ne kadar araştırsak da gelecek pek parlak görünmüyor Sapiens’ler için. Hep daha fazlasını elde etmeye çalışmak, aç gözlülük diye de nitelendirebiliriz kısaca, bizlerin en temel sorunlarından biri, bakın en temel sorunu demiyorum. Gerçekten birçok alanda gelişmiş olabiliriz fakat asla hırslarımızı dizginleyemedik. “Doğaya karşı bir savaş veriyoruz kazanırsak kaybedeceğiz” sözü o kadar anlamlıdır ki bu cümle bile söylediklerimi kısaca tanımlamaya yeterlidir diye düşünüyorum. Bunları bilmemize rağmen, rutin yaşamaya  kendimizi düşünmeye ve kullanmaya devam ediyoruz peki kendimiz de dahil hepimizin ortak bir sorusu olması lazım.

Artık sıra dünya da değil mi ?

Biraz kitabın konusu dışına çıkmış oldum evet, aslında bizi anlatan bir kitap için dışarıdan biri olarak bağlantılı düşünebiliriz yazdıklarımı. Yalnızca böyle bir kitabı okuduktan sonra paylaşmak istedim düşüncelerimi. Bu şekilde paylaşımlarım devam edecek.

Hepinize iyi çalışmalar ve okumalar dilerim.

Kendinize iyi bakın.